|
Kaydol
Okunma: 1912
Bu Yazı Liberallerin Ezberini Bozacak PDF Yazdır E-posta

Tarihte büyük karşı devrimler ve eli kanlı diktatörlükler genelde REFERANDUM veya SEÇİMLE gelmiştir.

İran da Molla diktatörlüğünü kuran Humeyni 1979'da REFERANDUMLA iktidara gelirken, Almanya'da Nazi diktatörlüğünü kuran Hitler 1933'de SEÇİMLE iktidara gelmiştir.

HİTLER'İN İKTİDARA YÜRÜYÜŞÜ

1914-1918 arasındaki I. Dünya Savaşı'nda Alman Bavyere Ordusu'na gönüllü olarak katılan Hitler, savaş sonrasında Sosyalist aktivist olarak Münih Devrimi'ne katılmıştır.

Hitler, daha sonra Yüzbaşı Karl Mayr başkanlığındaki Bayerische Reichswehr Gruppennkommando Nr.4 (Bavyera Ordusu'nun İstihbarat Şubesi)'nde eğitim alıp karşı devrim eylemlerinde bulunmuştur.

I. DÜnya Savaşı'nda Almanya'nın yenilmesinden sonra Hitler, arkadaşı mühendis Gottfried Feder ve altı kişi tarafından kurulan Alman İşçi Partisi (Deutsche Arbeiterpartei, DAP) adlı bir partiye katımış ve kısa sürede bu partide ilerleyip liderlik koltuğuna oturmuştur.

Hitler, 29 Temmuz 1923'te partinin adını Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi (Nationalsozialistische Deutsche Arbeiter Partei, NSDAP) olarak değiştirmiştir. NSDAP taraftarlarına, kısaca "Nazi" adı verilmiştir.

Parti, 25 maddelik bir program hazırlamıştır. Bu programın ilk maddesi Almanya'yı Versay'ın ezikliğinden (I. Dünya Savaşı sonrasındaki 1918 Versay Antlaşması Almanya'yı gerçekten de ezmiştir) kurtarmaktır. "Alman vatandaşlığının" yalnız Alman kanını taşıyanlarda olması gerektiği de önemli maddelerden biridir.

Parti, propaganda çalışmaları için Völkischer Beobachter adlı bir gazete çıkarmıştır. Gazetede partinin fikirlerini açıklayan makaleler yayınlanmıştır.

Hitler, Benito Mussolini'nin "Roma yürüyüşü"nü taklit ederek 9 Kasım 1923'de Münih'te hükümeti devirmek için teşebbüslerde bulunmuş (Birahane Darbesi), ordu ve polisin desteklerini almayınca Erich Ludendorff'u lideri olarak göstermiştir. Fakat darbe, Bavyera hükûmeti tarafından bastırılmış ve bunun üzerine Hitler, 5 yıl hapis cezasına çarptırılmış ve Landsberg Hapishanesi'ne girmiştir. Hitler, 20 Ekim 1924'de tahliye edilmiştir.

Hitler, hapisteyken "Mein Kampf" (Kavgam) adlı bir kitapta fikirlerini toplamıştır. Partinin bundan sonraki faaliyetlerine bu kitap yön vermiştir.

HİTLERİN SEÇİMLERİ

Hitlarin partisi NSDAP, 1924 ve 1929 yılları arasında başarısız olmuştur. Ancak 1929, Dünya Ekonomik Krizinden sonra oyları hızla artmıştır.

1930 seçimlerinde NSDAP, yüzde 18 oy ile SPD'den sonra ikinci büyük parti olmuştur.

Hitler'in oyları Katoliklerden çok Protestanlardan, şehirlerden çok kırsal bölge ve kasabalardan, işçilerden çok orta ve üst kesimden gelmiştir.

NSDAP, 31 Temmuz 1932'de üçüncü kez genel seçime katılmıştır. Seçim sonuçlarından yine parlamentoda çoğunluğu sağlayabilen bir parti çıkmamıştır. Toplam oyların yüzde 37’sini alan Nazi partisi NSDAP, parlamentoda çoğunluğu sağlayamamakla birlikte en çok sandalye sayısına sahip olmuştur.

1933 yılının Ocak ayında, Komünistlerin bir genel grevle tüm ekonomiyi işlemez hale getirerek bir “devrimci durum” yaratacakları ya da ülkede içsavaş çıkacağı konusundaki endişeler çok derinleşmiş, bunun üzerine Cumhurbaşkanı Paul von Hindenburg Hitler’i, Katolik Merkez Parti’yle bir koalisyon kurarak istikrarlı bir hükümet kurması umuduyla başbakan atamıştır.

Ancak Hitler, Katolik Merkez Parti’yle bir anlaşma sağlamamıştır.Milliyetçi Parti’nin desteğini alan Hitler, ülkeyi yeniden bir genel seçime götürmüştür.

Hitler ve partisi NSDAP, hükümette oldukları için devletin tüm olanaklarını kullanan bir seçim kampanyası yürütmüştür. Öte yandan Hitler, hiçbir şekilde ulusalcı bir sosyalist olmadığını, gerçekte ne olduğunu çok net bir şekilde, gereken yerlere anlatmıştır. Hitler ve NSDAP bu seçim kampanyası sırasında endüstri, finans ve sigorta devlerinden büyük miktarda mali destek sağlamıştır.

27 Şubat 1933 akşamı Reichstag Yangını çıkmıştır. Bu yangın NSDAP'nin polis örgütü olan gestapo tarafından yapılmıştır ve olay komünistlerin üzerine atılmıştır.

Ertesi gün, Hitler Hindenburg’a, anayasanın kişi hak ve özgürlükleriyle ilgili maddelerini ortadan kaldıran bir kararname imzalatmıştır.

İzleyen günlerde de Nazi partisi ve Milliyetçiler dışındaki tüm partilerin yayınları ve seçim çalışmaları durdurulmuştur.

5 Mart 1933 günü yapılan seçimlerde Nazi partisinin oyları yüzde 44 düzeyine çıkmıştır.

SEÇİMLE GELEN DİKTA

Seçimlerin hemen ertesinde parlamentodan bir “yetki kanunu” çıkartılmıştır. Bu kanun, Reichstag’ın tüm yetkilerini dört yıl süre ile kabineye devretmiş ve çalışmalarına bir süre için ara vermiştir.Ancak böyle bir kanun için parlamentoda üçte iki çoğunluk kararı gerekmektedir. Bu çoğunluk kararının nasıl sağlandığı Nürnberg Uluslararası Askeri Ceza Mahkemesi tutanaklarına geçmiştir. Oylamanın yapılacağı gün parlamento SA tarafından kuşatılmış, bazı Sosyal Demokrat parlamenterler içeri alınmamıştır. Zaten 81 komünist parlamenter de seçimlerden önce göz altına alınmıştı.

23 Mart 1933 günkü parlamento oturumunda “Halkta ve Almanya’daki Sıkıntının Kaldırılmasına Dair Kanun (Gesetz zur Behebung der Not von Volk und Reicht) adındaki kanun tasarısı kabul edilmiştir.

Hitler, bu kararnameyle yürütme ve yasama erklerini eline almıştır. Hemen ardından diğer partileri yasaklamıştır. Büyük bir propaganda faaliyeti yürüterek ve olağanüstü hitabet gücünü ve yüksek ikna kabiliyetini kullanarak bütün Alman halkını Nazi bayrağı altında birleştirmiştir. Kendisini, Almanların yanılmaz büyük lideri ilan etmiş ve halkı da buna inandırmıştır. Bundan sonra Alman halkı ölümüne kadar Hitler'in peşinden gitmiştir.

Halka, ülkeyi içinde bulunduğu durumdan kurtaracağına söz vermiş ve bu yolda çalışmalarına başlamıştır Almanya'da aşırı artış gösteren işsizliği savaş hazırlığı için kullanarak iş sahası oluşturmuş ve ülke genelinde büyük otobanlar inşa ettirmiştir.

HİTLER ORDUYU DA KONTROL ETMİŞTİR

Hitler'in bir gecede pek çok üst düzey SA elemanının öldürülmesini emrettiği ve en azından 85 kişinin, SS subayları tarafından katledildiği geceye Uzun Bıçaklar Gecesi adı verilmiştir. 30 Haziran 1934'ü 1 Temmuz 1934'e bağlayan o gece sonunda Adolf Hitler ordu üzerinde tam otorite kurmayı başarmış, önce Avrupa, sonra da dünya fethi için Nazilerin kontrolünde, güçlü bir Alman Ordusu yaratma hazırlıklarına başlamıştır.

Sonrası malum:

Hitler ve Naziler, seçimle iktidara gelip orduyu da ele geçirdikten sonra içerde Yahudileri, Çingeneleri ve bütün azınlık unsurları yok etme; dışarda ise önce bütün Avrupa'ya sonra Rusya'ya ve daha sonra da bütün dünyaya yayılma stretejisini uygulamaya koymuşlardır...

Tarihin en kanlı ve en acı olaylarına yol açan 1939-1945 II. Dünya Savaşı Hitlerin seçimle iktidara gelmesinden sonra başlamıştır. Halkın iradesi bir kere daha kan ve göz yaşı olarak halka geri dönmüştür.

SİZE BİRŞEYLER ÇAĞRIŞTIRIYOR MU?

Hitlerin;

Kendini bir ideale adaması,

İdealine ulaşmak için bir siyasi partiye girip orada yükselmesi,

Cumhurbaşkanını kendi ideali doğrultusunda yönlendirmesi,

Propaganda çalışmaları ve etkili hitabet gücüyle halkı etkisi altına alması,

Bir süre hapis yatması,

Her seçimde oylarını biraz daha arttırması; bir seçimde yüzde 37, başka bir seçimde yüzde 42 ve son seçimde yüzde 44 oy alması,

Seçimlerde her türlü hükümet imkanlarını kullanması,

Endüstri, finans ve sigorta devlerinin desteğini alması,

Reichstag Yangını gibi kompolalardan yararlanması,

Anyasayı değiştirerek yürütme ve yasamayı ele geçirmesi,

Ülke genelinde büyük otobanlar inşa etmesi,

Orduyu kontrol etmesi....

Hitler'in bu yaptıkları size, Türkiye'nin yakın geçmişi ve bugunüyle ilgili birşey çağrıştırıyor mu?

Sinan MEYDAN

Odatv.com
22.09.2010




Kaynak: ODA TV

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Motorcular.com

mini2017kontrol0001881